Tenisçi Dirseği

Tenisçi Dirseği

Tenisçi Dirseği

Tenisçi-golfçu dirseği deyimleri aslında tıbbi deyimler olmayıp, Amerika’lı doktorlar tarafından bu sporları yapanlarda sık görüldüğü için verilmiştir fakat hastaların çok büyük kısmının bu sporları yapmadıkları gerçektir.

Tenisçi dirseği tıbbi adıyla lateral epikondilit dirsek dış kısmındaki çıkıntı çevresinin ağrısı ile karakterizedir. Golfçü dirseği tıbbi adıyla medial epikondilit aynı problemin dirseğin iç kısmında olanıdır. Ağrı dirsek dış ve iç tarafından aşağı önkola doğru yayılır. Ağrıyı özellikle yakalama hareketi ve ağırlık kaldırma arttırır.

Her iki rahatsızlıkla tekrarlayıcı kol hareketlerin sonucudur. Önkol adalelerinin aşırı kullanılması sonucu adalelerin dirsek içi ve dışındaki çıkıntılara yapışma yerlerindeki tendonlarında mikro yırtıklar meydana gelir. Eğer zorlanma devam ederse yırtık tam iyileşmeden ödemli bir hal alır. Tenis, golf dışında boyama, tornavida kullanma, yakalama, tornavida-çekiç kullanma gibi birçok aktivitede bu tür zorlanmalar olabilir.

Eğer dirsek iç veya dışında bir hassasiyet gelişir ve bu ağrı koldan aşağı doğru yayılıyorsa derhal neden olan hareketi durdurup doktora başvurunuz. Bu aktiviteyi durdurmanız oluşan mini yırtığın iyileşmesine izin verir. Spor sırasında olduysa tekniğinizi ve kullandığınız ekipmanları gözden geçirmeniz gerekir.

Tedavi 

İlk olarak kolu dinlendirme, buz uygulaması, ödem giderici ilaç kullanımı önerilir. Ani ve şiddetli başlangıçta alçı veya hazır ateller dinledirme amacıyla diğer tedavilerle beraber kullanılabilir. 2-3 hafta içinde o bölgeye kortizon bazlı enjeksiyonlar yapılır.

Yakınmalar geçer geçmez önkol adeleleri için germe ve kuvvetlendirme ekzersizleri başlanmalıdır. Tekrarlaması önleyen ve iyileşmenin tamamlanmasını asıl sağlayanın ekzersiz tedavisi olduğu unutulmamalıdır. Bu aşamada fizik tedavi etkili ve mantıklı bir seçenektir. Doktorunuz yeniden spora veya olayı başlatan aktiviteye dönüldüğünde koruyucu dirseklik kullanmanızı önerebilir.

3 kez kortizon enjeksiyonu, korunmaya ve fizyoterapiye rağmen geçmeyen vakalarda operasyon kesin bir çözüm sağlayabilir. İyi bir hasta-doktor uyumu bazında dikkatli bir tedavi ile vakaların % 80-90 ı cerrahiye gerek kalmadan iyileşebilir.