İletişim

  • Adres

    Hakkı Yeten Caddesi Unimed Plaza No:19 Kat:1 Fulya / İstanbul Posta Kodu:34394

  • Telefon

    0212 241 25 25

Copyright © 2020 Tüm Hakları Saklıdır

Şimdi bir de çıkıklarından bahsetmek istiyorum. Aslında etrafımızda o kadar çok omuz çıkığı oluyor ki. Bunların iki tipi var. Bir kendiliğinden eee olan çıkıklar. Yani bir düşme, darbe yok. Bir gün kolunu arabada geriye attı. Bir şeye uzandı. Bir basit bir taş attı. Bir şey fırlattı. Plak diye çıktı omuz. Bu ayrı kategori bir omuz çıkığıdır. Bir de düştüğünüz büyük bir darbe aldınız. İşte yumruğu boşa salladınız. Trafik kazası ııı vesaire. Bu ayrı bir kategoridir. Bu iki çıkık arasındaki fark nedir? Birincisinde yani çok zor çok büyük bir darbe zorlama olmadan oluşan çıkıklarda genellikle yapısal bir sorun vardır. Yani omuz çıkmaya eğilimlidir. Bir şey Tetikler. Ha bu kişiler de genellikle iki taraflı omuz çıkıyor olabilir. Bu kişilerin bir kısmı istemli olarak çıkartıp takabilirler. Bir kısmının da omuzu hem öne hem arkaya çıkar. Bu bütün çıkıkların yüzde üçüyle beşini oluşturan çok küçük bir kategoridir. Asıl çok büyük grubunu oluşturan ise omuzun darbeyle, düşmeyle eee olan Çıkıklarıdır. Buna travmatik çıkık denir. Şimdi travmatik çıkıklarda ne yapacaksınız? Bunu yerine koyacaksınız. Burada bir tane çok önemli kriter var. Bu çıkık kırıkla birlikte mi değil mi? Kırıkla birlikteyse birazcık daha dikkatli değerlendirme gerekir. Ama eğer kırıkla birlikte değilse çıkığın yerine oturtulması birinci aşamadır. Ha biz tabii yani bizim hastanemizdeki koşullar çok iyi diye eee hemen her zaman. Genel anestezi altında yapıyoruz. Önce çok hastayı zorlamadan basit bir manevrası var onun. Bazen çok kolay biçimde girebiliyor. Önce onu deniyorum ama o olmazsa da çekelim filan diye davranmadan genel anesteziyle yapıyoruz. En uygarı bu. Bunun dışında koşullar uygun değil. Işte çektiler. Bazen çıkıkçılar yerine oturttu. Sonuç olarak önemli olan omuzu yerine koymak. Kırık yoksa. Kırık varsa ayrı bir kategori. Şimdi çıkıklardan eee bahsediyordum. Şimdi çıkığı yerine koyduk. Dediğim gibi ideal koşullarda ya da çok kötü koşullarda. Şimdi geleneksel Tıpta eskiden beri hep eee böyle sıkı sıkı kolu omuza sararlardı. Hiçbir şekilde kıpırdamazdı. Eee hareket verilmezdi. Işte üç hafta dört hafta kimi doktorun insafına göre altı hafta bu hareketsiz olarak tutulurdu. Neden? Buradaki amaç omuzun bir daha çıkmasını engellemekti. Fakat modern omuz ortopedisinde şu gösterilmiş kolu siz ister üç ay, ister üç yıl böyle tutun, bir omuz çıkacaksa çıkacaktır. Neden? Çünkü omuz çıkması sırasında bizim lavrum dediğimiz bir kıkırdak vardır. Bu kıkırdak yırtılır. Şimdi yeniden kameraman arkadaşımızdan rica edeceğim. Şurayı göstersin. Şimdi omuzun şurada bir yuvasından bahsetmiştim. Bu yuvanın şu bölgesinde, bu aynen elim gibi, elimin eee desteği gibi boydan boya bir labrum dediğimiz kıkırdak vardır. Şimdi bunu omuz çık Çıkarken yırtıp çıkar. Bu uzaklaşır ve bir daha da buraya yapışmaz. Siz bunu üç ayda tutsanız, üç yılda tutsanız bu buraya yapışmaz. Tabii başka yırtılan organlarda, kapsülde vesairede, bu tespitte bir eee iyileşme, bir sıkışma olur ama bu omuzun yeniden çıkmasını engellemez. Hangi omuzlar çıkar? Çok aslında basit bir kuralı var. Genç yaşta olursa yani on sekiz yaşında ilk omuz çıktıysa yüzde seksen yeniden çıkar. Kırk yaşında ilk çıkık olduysa yüzde yirmi çıkar. Yani yaşlandıkça ilk çıktıktan sonra tekrarlayıcı çıkık ihtimali çok azdır.