Diz Kireçlenmesi
Diz kireçlenmesi kelime anlamından farklı olarak d...
Haziran
Diz bölgesi, vücudumuzdaki en hareketli ve en büyük eklem yapısını oluşturmaktadır. Bununla beraber diz bölgesindeki eklem yapısı, hem dış hem de iç etkenler sonucu yıpranmaya oldukça açık niteliktedir. Diz bölgesinde meydana gelen yıpranmaların hastaların hayatında ciddi anlamda olumsuz etkiler oluşturduğu durumlarda, yapay bir eklem oluşturularak total diz protezi uygulanabilmektedir.
İlk defa 1968 yılında uygulanmış olan total diz protezi günümüzde, yaşanan teknolojik gelişmeler doğrultusunda geliştirilmiş bir tedavi yöntemi olarak karşımıza çıkmakta ve hastanın yaşam kalitesine önemli katkılar sağlamaktadır. Bu noktada total diz protezinin başarılı şekilde uygulanmasının yanı sıra, gelişebilecek komplikasyonları tanıyabilmek ve uygun şekilde yönetimini sağlamak, işlem sonucunda etkili sonuçlar elde edebilmek açısından önemli bir yere sahiptir.
Vücudumuzda bulunan en hareketli ve yıpratıcı etkilere açık nitelikteki eklem yapısına sahip olması bakımından diz bölgesinde ciddi hasarlar meydana gelebilmektedir. Diz ekleminde hasar oluşmasına sebep olabilecek durumları şu şekilde sıralayabilmekteyiz;
İç ve dış etkenler sonucu diz eklemi ve çevresinde meydana gelen harabiyet ve hasar derecesine bağlı olarak gerekli tedavi seçenekleri değerlendirilmektedir. Diz eklemindeki hasarın istirahat sürecinde de devamlı olarak ağrılara sebep olması, eklem hareketlerinde dolayısıyla da hareket alanlarında azalmaya sebep olmaktadır.
Hareket alanının kısıtlandığı ve beraberinde yaşam kalitesinin düştüğü durumlarda, tedavi seçenekleri değerlendirilmektedir. Total diz protezi tedavisine karar verilme aşamasında, süreklilik gösteren, yaşam kalitesini düşüren, hareket ve aktivite alanını kısıtlayan, gece uykularından uyandıran şiddette ağrıların bulunup bulunmadığı değerlendirilmektedir. Total diz protezi, sürekli şiddetli ağrılar ve giderek artan hareket kısıtlılığı durumlarında, yaşam standartlarının normalleştirilmesi açısından etkili bir seçenek olarak karşımıza çıkmaktadır.
Total diz protezi, diz eklemi ve çevresinde meydana gelen hasara karşı öncelikli tedavi yöntemlerinin uygulandığı ve gelişme sağlanamadığı durumlarda uygulanmaktadır. Total diz protezi uygulanan hastaları şu şekilde sıralayabilmekteyiz;
Total diz protezi uygulanacak olan kişilerin ortalama 60-80 yaşlarında olması tercih edilmekte, bazı özel durumlarla karşılaşılması durumunda daha erken yaşlarda total diz protezi uygulanabilmektedir.
Total diz protezi, önemli oranda hasar meydana gelmiş olan eklem yüzeylerine, metal ve polietilenden üretilen ve ağrısız eklem hareketlerinin sağlanması amacıyla tasarlanan özel parçaların uygulanmasıyla yapay bir eklem oluşturulması işlemidir.
Total diz protezi cerrahi uygulaması sırasında, bozulmuş eklem yüzeylerinin hasar görmüş yapısının yerine, tasarlanmış olan eklem yüzeyleri yerleştirilerek yeni bir eklem yapısı meydana getirilmektedir. Diz ekleminin femur ve tibia yüzü ile, patella arka yüzü değiştirilerek anatomik bütünlüğün sağlanması amaçlanmaktadır.
İdeal bir diz protezi, diz bölgesinin sağlıklı yapısında söz konusu olan hareket açıklığının sağlanmasına dikkat edilmesi gerekmektedir. Eklemin kinematiğinin değiştirilmediği ve anatomik bütünlüğünün sağlandığı total diz protezi yapısı, ideal ve başarılı sonuçlar sağlamaktadır.
Total diz protezi, özel olarak tasarlanmış olan metal ve plastik parçalardan oluşturulmaktadır. İnsan vücudundaki en hareketli eklem yapısına sahip olan diz bölgesi, hareket sırsında oluşan sürtünmeye bağlı olarak zaman içinde aşınmaktadır. Aşınmanın etkisiyle, diz protezinin parçaları tutunduğu kemikten ayrılarak gevşeme gösterebilmektedir.
Total diz protezlerinin günümüz koşullarında gevşeme ve işlevini yerine getirememe süresi yaklaşık olarak 15-20 yıldır. Total diz protezleri, gevşeme yaşanmasının ardından yeni bir cerrahi operasyonla çıkartılıp yeniden takılabilmekte, ancak ikinci protez ilk proteze göre daha kısa süre dayanıklılık göstermektedir.
Total diz protezi operasyonlarından sonra en sık olarak gözlemlenen komplikasyon, bacak bölgesindeki kan akımının yavaşlamasına bağlı olarak toplar damarlarda pıhtı oluşumudur. Derin ven trombozu olarak da adlandırılan bu komplikasyonlarda, kan sulandırıcı ilaçların kullanıldığı koruyucu tedavi uygulanmaktadır. Bununla beraber, total diz protezi ameliyatı sonrası erken dönemde diz hareketleri gerçekleştirmek, yürüyüşler yaparak hareketsiz kalmaktan kaçınmak risk ihtimalini azaltmaktadır.
Total diz protezi sonrası görülebilecek komplikasyonlardan biri olarak karşımıza protezin iltihaplanması durumu çıkmaktadır. Total diz protezi sonrası enfeksiyon ihtimali %0,1-%2 oranında ortaya çıkan bir durum olmakta, vücudun başka bölgesinde oluşabilecek enfeksiyonlar şeker hastalığı başta olmak üzere kronik hastalıkları tetikleyici etki oluşturabilmektedir. Bu bakımdan total diz protezi ameliyatı öncesi, vücudun başka bölgelerinde bulunabilecek enfeksiyonların teşhisinin ve tedavisinin yapılması gerekmektedir. Ameliyat sonrasında antibiyotik tedavi uygulanarak ve cerrahi önlemler alınarak enfeksiyon riski en aza indirilebilmektedir.
Diz protezi ile alakalı olarak daha fazla bilgilenmek için tıklayınız.
89
Menisküs kırkırdak doku bir yapıdadır. Bu kıkırdak dokulu yapının yırtılması ...
Ön çapraz bağ rahatsızlığı sık olarak karşılaşılan bir rahatsızlık olmasına ...
Menisküs ameliyatı; yırtığın bırakılması durumunda ek hasarlara neden olacağı durumlarda ...