Total Kalça Protezi

total kalça protezi

Total Kalça Protezi

Kalça, insan vücudunda en büyük yük taşıyan eklem yapısından birini oluşturmaktadır. Uyluk kemiğinin yuvarlak başının leğen kemiği ya da diğer adıyla pelvisle birleşmesiyle, kalça eklemi meydana gelmektedir. Kalça eklemini oluşturan yüzeyler, kıkırdaktan ve güçlü kaslardan oluşmakta, sinoviyal zar adı verilen bir sıvı salgılanarak eklem yapısı kayganlaştırılmakta ve sürtünme engellenmektedir. Bu işleyişe sahip olan kalça ekleminin, primer ya da sekonder sebeplerle hasar görmesi sonucu eklem yapısının değiştirilmesi amacıyla gerçekleştirilen uygulamalar, total kalça protezi adını almaktadır.

Total kalça protezi ilk kez 1960’lı yılların başında uygulanmış, zamanla yaşanan teknolojik gelişmeler doğrultusunda önemli aşamalar kat edilen başarılı bir tedavi yöntemi haline gelmiştir. Günümüz yaşam koşulları, hareketsiz yaşam tarzı, ve artan obezite oranları, total kalça protezi uygulamalarına gün geçtikçe daha çok ihtiyaç duyulacağına dair işaretler vermektedir. Bu bakımdan, öncelikle daha aktif bir yaşam tarzı tercih edilmeli, kalça eklemi sorunları yaşanması durumunda total kalça protezi uygulamaları ve uygulamalar sonrası gerçekleşebilecek komplikasyonlar hakkında daha çok bilgi sahibi olunması gerekmektedir.

Total Kalça Protezi Nasıl Uygulanır?

Total kalça protezi ameliyatları, hastanın isteğine de bağlı olarak genel ya da epidural anestezi ile uygulanabilmektedir. Kalçadaki lateral veya posterior kısımdan gerçekleştirilen kesi yoluyla kalça eklemine ulaşılmakta ve eklemi meydana getiren iki kemikte bulunan aşınmış kıkırdak dokusu çıkartılmaktadır. Çıkartılan hasarlı kıkırdak dokunun yerine, özel olarak tasarlanmış metal ve plastik komponentlerden oluşan parçalar yerleştirilmektedir.

Total kalça protezi uygulamalarında, kemiğin gelişimine uygun nitelikte ve kemikle bütünleşen parçalar yoluyla, yıpranmış kıkırdak doku yenilenmektedir. Aşınmış kıkırdak dokunun, metal ve plastik parçalarla yeniden kaplanmasıyla birlikte kalça ağrısı belirgin şekilde iyileşme göstermekte ve hasta yeniden hareket alanı kazanmaktadır.

Kimlere Uygulanır?

Total kalça protezi uygulamalarının gerçekleştirilmesinde en önemli endikasyon olarak karşımıza ağrı çıkmaktadır. Ağrı gözlemlenmeyen olgularda öncelikli olarak cerrahi dışı (konservatif) tedavi benimsenmektedir. İstirahat, fiziksel tedavi, ilaç tedavisi, eklem içi enjeksiyonların gerçekleştirilmesine rağmen hastada sürekli ve hareket alanını kısıtlayan ağrılar gözlemlenmesi durumunda ise, kalça protezi uygulamaları düşünülmektedir.

Kalça problemlerinde eklemde kıkırdak kaybıyla birlikte oluşan aşınma, ağrı ve hareket kısıtlanması durumlarını beraberinde getirmektedir. Kalça problemlerinde ağrının mevcut olması durumunda, öncelikli olarak ağrının giderilmesi ve fonksiyonlarda iyileşme sağlanması amaçlanmaktadır.

Total kalça protezi uygulamasının gereklilik olarak ortaya çıktığı durumları ve kişileri şu şekilde sıralayabilmekteyiz;

  • Uygulanan çeşitli tedavi yöntemlerine rağmen şiddetli ağrılarda iyileşme sağlanamayan kişilerde
  • Hareket alanı ciddi anlamda kısıtlanan ve kısalan hastalarda
  • Kalça çıkığı, kırığı veya damarlanma bozuklukları sebebiyle ileri derecede hasar görmüş kalça eklem yapılarında

Total kalça protezi, genel olarak 60-80 yaşlarındaki hastalarda tercih edilmekte, ancak çeşitli sebeplerle daha erken yaşlardaki hastalara da uygulanabilmektedir.

Total Kalça Protezi Ameliyatından Beklenti

Total kalça protezi ameliyatları sonrası, hastaların büyük kısmında ağrıların tamamen geçtiği gözlemlenmekte, yürüme ve merdiven inip çıkma gibi belli başlı günlük hareketler olmak üzere aktivitelerde iyileşme sağlanmaktadır.

Total kalça protezi sonrası hareket alanı genişlemekte ancak belli başlı hareketlerin gerçekleştirilmemesi gerekmektedir. Hastanın hayatı boyunca, dizlerin kalça hizasının yukarısına çıkacağı durumlardan kaçınması gerekmekte, yere oturmaması, bağdaş kurmaması ya da alaturka tuvalet kullanmaması gerekmektedir. Özellikle total kalça protezi ameliyatı sonrası ilk 6 ay boyunca alçak sandalyelere oturulması, bacak bacak üstüne atılması tehlikeli olmaktadır.

Total kalça protezi ameliyatı sonrası, aşırı hareketlerden kaçınılmalı ve kalça ekleminin yerinden çıkmasına sebep olabilecek durumlardan kaçınılmalıdır.

Total Kalça Protezinin Belli Bir Ömrü Var mıdır?

Total kalça protezi, metal ve plastik parçalardan oluşmaktadır. Vücudun önemli yük taşıma eklemlerinden biri olan kalça eklemi, sürekli hareket ve sürtünmeye bağlı olarak aşınmakta ve aşınmaya bağlı olarak oluşturulan protezler tutunduğu kemiklerden ayrılmaktadır. Total kalça protezleri, oluşan yıpranma ve aşınmaya bağlı olarak yaklaşık 15-20 yıl dayanıklılık göstermektedir.

Total kalça protezleri, yaşanan teknolojik gelişmeler doğrultusunda daha uzun ömürlü olacak şekilde tasarlanabilmekte, bu konuda çalışmalar gerçekleştirilmektedir. Total kalça protezi uygulamalarında, tekrarlayan zorlayıcı hareketlerin gerçekleştirilmesi ve aşırı kilolar aşınmayı arttırarak, protein ömrünün kısalmasına sebep olabilmektedir.

Komplikasyonlar Nelerdir?

Total kalça protezi sonrası sıklıkla gözlemlenen komplikasyonlardan biri, kan akımının yavaşlamasına bağlı olarak gelişebilen pıhtı oluşumudur. Bu komplikasyon riski, kan sulandırıcı ilaçların kullanılması, ameliyat sonrası erken dönemde hareket edilmeye başlanması ve varis çorabı kullanımı ile önemli oranda önlenebilmektedir.

Total kalça protezi ameliyatı sonrası meydana gelebilecek enfeksiyon riskine karşı, koruyucu antibiyotik tedavi ve özel cerrahi önlemler uygulanabilmektedir. Bazı enfeksiyon durumlarında, protezin çıkartılıp belli bir süre sonra yeniden yerleştirilmesi gerekebilmektedir.

Total kalça protezi ameliyatı sonrası, protezin yerinden çıkması ihtimaline karşı, özellikle ilk 6 hafta belli başlı hareketlerden kaçınılması gerekmektedir.

Nelere Dikkat Etmeliyim?

Total kalça protezi ameliyatı sonrası, hastanın hareket alanı ameliyat öncesine göre artmaktadır. Ancak, özellikle ameliyattan sonraki ilk dönemlerde ve bazı durumlara hayat boyu dikkat edilmesi gerekmektedir. Bunları şu şekilde sıralayabilmekteyiz:

  • Minimum 8 hafta olmak üzere özellikle operasyon sonrası ilk 6 ay boyunca bacak bacak üstüne atılmamalıdır.
  • Dizlerin kalça hizasından yukarı kaldırılmamasına dikkat edilmelidir.
  • Koşma, bağdaş kurma, sıçrama gibi hareketler yapılmamalıdır.
  • Alaturka tuvalet kullanılmamalıdır.
  • Oturma ve kalkma sırasında öne aşırı eğilmemeye dikkat edilmelidir.